Saat Kulesi’nin yapılış hikayesi

Bu içerik Özgür Kocaeli Gazetesi, Kültür Sanat kategorisinde 16.06.2012 tarihinde (10:55) yayınlanmıştır.
Özgür Kocaeli Gazetesi
Saat Kulesi’nin yapılış hikayesi

İzmit’in sembolü Saat Kulesi’ni Osmanlı Padişahı’nın yaptırdığı sanılır. Oysa Saat Kulesi’ni yaptıran, İzmit Belediyesi’dir. Bugün size Saat Kulesi’nin yapılış öyküsünü aktarmak istiyorum:

İzmit saat kulesi 33 yıl süren Sultan II. Abdülhamid saltanatı tarafından İzmit’te yaptırılan ve günümüze kadar ayakta kalabilen 3 yapıdan biridir.

II. Abdülhamid in tahta çıkışının 25. yıldönümü (sene-i devriyesi) dolayısıyla, İzmit mutasarrıflığının denetiminde İzmit Belediyesine yaptırılmıştır.

Osmanlı Devletinin tüm vilayetlerinde ve vilayetlerine bağlı önemli yerleşim birimlerinde Abdülhamid’in 25.yıldönümü için çeşmeler, binalar ve saat kuleleri inşa edilmiştir.

II.Abdülhamid’in 25. tahta çıkış yıldönümü, diğer yıldönümlerinden çok daha tantanalı ve masraflı olmuştur. Bütün gazeteler bu özel gün dolayısıyla yayınlar yapmıştır. Fabrikalar ve ticari kuruluşlar saraya hediyeler götürerek, padişaha olan bağlılıklarını göstermişti.

Hereke Fabrikası da bu özel gün için, 24 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde bir büyük, iki de küçük ipek halıyı bu özel güne yetiştirmişti. Halıcı kızlar bu halılar için aylarca mesai yapmış ve halıları istenilen zamanda bitirebilmişti.

Karamürsel Cuha ve Şayak Fabrikası da ürettiği kumaşlardan oluşan hediyeleri saraya takdim etmiştir. Ayrıca ressam Tevfik Bey’in yaptığı Karamürsel Fabrikası’nın güzel bir sulu boya tablosunu da, minekari bir çerçeve içinde padişaha sunmuştu.

Kutlamalar günlerce devam etmiş, gazeteler, her vilayetin yaptığı etkinlikleri birinci sayfasında günlerce yayınlamış. Vilayetlerden gelen padişaha bağlılık ve tebrik telgraflarını da yayınlayarak halka duyurmuşlardı.

İzmit Vilayeti 93 harbinden sonraki yıllarda çok büyük miktarda muhacir akınına uğramıştı. Balkanlardan gelen Rumeli Türkleri ile Kafkasya’dan gelen Türkler, yeni açılan yerleşim bölgelerine iskan ettirilmişti. Savaşın acılarını yaşamış ve (can güvenliği nedeniyle) kaybettiğimiz topraklardan gelen bu insanlar oldukça yorgun, bitkin ve fakirdi. Ve zaten yoksul olan İzmit’in yerli Türk halkı, perişan halde gelen bu yeni muhacirlerle, daha da fakir hale gelmişti.

DEPREMLER OLDU

Birkaç yıl sonra, 10 Temmuz 1894 yılında İzmit Körfezi’nde meydana gelen büyük bir deprem, birçok can ve mal kaybına yol açmış, İzmit’in fakirleşmesine neden olmuştur. Bu büyük depremden bir yıl sonra 1895 Şubat ayı boyunca başka depremler de olmuştu. Ve bu süre zarfında şehirde önemli büyük yangınlar da meydana gelmiş,köylerde salgın hastalıklar ortaya çıkmıştı.

Osmanlı Devleti’nin başkentinin yanı başındaki İzmit Vilayeti, Anadolu’nun en ücra yeri kadar fakir ve çaresiz hale gelmişti. Ve Sultan Abdülhamid’in 25. yıldönümünün kutlandığı güne gelinceye kadar, hala yeni muhacirler gelmeye devam ediyor ve İzmit’in yaşam seviyesini giderek geriletmekteydi.

İzmit Mutasarrıflığı ve Belediye halkın ihtiyacı olan hizmetleri gerekli kaynaklar olmadığı için yerine getirmekte zorlanıyordu.

Ve İzmit, bu sorunlarla boğuşurken ortaya bir saat kulesi işi çıkmış ve sorun haline gelmiştir.

Diyarbakır, Yozgat, Balıkesir vb gibi vilayetler saat kulelerini tam zamanında yetiştirmişler ve “Malumat” gibi saraya yakın gazeteler bu vilayetlerin kulesinin fotoğrafını gazetelerinin birinci sayfasında yayınlamışlardı.

İzmit Vilayeti bu özel günün hatırası için bir saat kulesi yapmak istiyordu.

İzmit Mutasarrıflığı’nın 19 Ağustos 1900 tarihinde yazdığı ve gazetelerde yayınladığı ilanı şöyle başlıyordu.

“İzmit Mutasarrıflığı’ndan:

İzmit’te kain Kasrı Hümayun saltanat kapısının yanında bulunan sahada Cevaz Hümayun hazreti Hilafetpenahinin yirmibeşinci sene-i, devriyesi münasebeti celile ve cemilesiyle, inşası makrun müsaade-i seniye cenabu malukane buyurulmuş olan cesim saat kulesinin…” diyerek devam eden İzmit Mutasarrıflığı’nın ilanı, İzmit’te bir saat kulesi inşa etmek için harekete geçildiğini duyurmaktaydı.

Oysa kulenin inşası bu tarihte çoktan bitirilmiş ve açılışının yapılmış olması gerekmekteydi. İzmitliler bu özel gün için bir şey yapamamış ancak ilanlar aracılığı ile bir saat kulesi in edeceklerin söz vermişlerdi.

İzmit Belediyesi, saat kulesi için hareket geçmiş, kulenin projesini mimara çizdirmiş, kulede kullanılacak saatleri Avrupa’ya sipariş etmişti.

Kulenin inşaatını da İzmit Ermeni mimarın denetiminde ihale etmişti. Ve kule inşaatının temeli özel bir tören ve yapılan dualarla 19 Ağustos 1900 günü atılmıştı.

Kazılan çukur ve içine koyulan birkaç teme taşı aylarca olduğu gibi kalmıştı. Belediye acil olan sorunlarını çözmeye uğraşırken, imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle bu temel ile ilgilenememişti. Ve aylar geçtiği halde kazılan temel çukuru öylece kalmıştı.

Kış geçip bahara gelindiğinde İstanbul gazetelerinde İzmit Belediyesi hakkında olumsuz yazılar çıkmaya başlamıştı.

Bu döneme ait İstanbul gazeteleri incelenecek olursa bu tarihlerde İzmit Vilayeti’nde hayırlı bir habere rastlamak neredeyse imkansızdır.

Ticaret ve sanatkarlığın neredeyse tamamının yabancı teba ve Türk olmayan unsurların eline geçtiği bu dönemde, rüşvet ve yolsuzluk haberleri gazetelerde sık sık yer almaktaydı. Hırsızlık, kaçakçılık, cinayet ve adam kaçırma gibi adli haberler gazetelerde en çok yer alan haberlerdendi. Ayrıca salgın hastalıkların hızla arttığı ve iyi yetişmiş, diplomalı sağlık personel sıkıntısının çekildiği bir dönemdi.

SALTANAT GÖSTERİSİ

Ve böyle bir zamanda saltanatın tantanasını ve gösterişini arttırmak için, boş yere paralar harcanmaktaydı. Ve saraydan tahsisat alan bir kısım dalkavuk basın da, İzmit Belediyesi gibi fakir bir belediyenin cevap hakkı kullanmasına izin vermiyor ve insafsızca eleştiriyordu.

Aslında İzmit Belediyesi’nin inşa ettirmek istediği saat kulesi son derece zarif ve güzel bir yapıydı. Anadolu’da ve hatta Selanik’te inşa edilen kulelerin hepsinden da güzeldi. Ancak binanın projesi oldukça detaylı ve temiz işçilik isteyen bir projeydi. Ve bu etkenler de kulenin inşaat süresinin uzamasına neden olmaktaydı.

İzmitliler inşa ettirdikleri saat kulesinin açılışını Abdülhamid’in tahta çıkışının 26’ncı yılında yapacaklarını duyurmuşlardı. Ancak 26’ncı yıl gelip çattığında da inşaatı bitirememişlerdi. Kule yine inşa halindeydi ve belediyenin kasası yine boştu. Kule inşaatı bir yana acil çözüm bekleyen sorunlara dahi para bulunmamaktaydı. Saray’dan gelen tahsisat da azalmaktaydı. Saray maddi kaynaklarının büyük bölümünü o sırada tamamlamaya çalıştığı Hicaz demire yolları inşaatına aktarmaktaydı.

İzmit Belediye’sinin vergi toplayabileceği yerler de çok azdı. İzmit şehrinde ticaret ve sanatkarlığı ellerinde bulunduran yabancı teba ve Türk olmayan unsurlar, kapitülasyon korumasında ticari faaliyetlerini yürütmekte olduğu için, belediye bunlardan “süprüntü parası” gibi çok küçük ve basit vergilerden başka bir vergi alamıyordu.

İzmit’in fakir Türk köylüsünde ise vergi alınacak hal kalmamıştı.

İzmit Belediyesi’nin inşa ettiği saat kulesine, takılacak saat Avrupa’dan getirtilmiş ancak gümrük engeline takılmıştı. İzmit Belediyesi saraya müracaat edip bu saatten gümrük vergisi alınmamasını talep etmişti.

Avrupa’dan ithal edilen bu saatin umuma ait olduğuna ve gümrük vergisi alınmaması gerektiğine dair İzmit Belediyesi’nin müracaatı bir süre sonra padişah tarafından kabul edilmiş ve bu konuda bir ferman çıkartılarak saat vergiden muaf tutulmuştur.

Ve ardından sipariş edilen saat ve mekanizmaları İzmit’e getirilmiş ve hazırlanan yere monte edilmiş ve çanları da çalışır hale getirilmiştir.

Ve artık İzmit Saat Kulesi inşaatı birinci kattaki ferforje ve çevre düzenlemesi haricinde tamamlanmış durumdaydı. Ve bu gelişmeler üzerine sarayın dalkavuk basını da sesini kesmişti.

İzmit Saat kulesinin ilk kartpostallarında kulenin birinci katında bulunan balkon korkuluklarının olmadığı görülecektir. Bunun birinci nedeni parasızlıktı.

Kule inşaatının tamamlanması en çok İzmit Belediyesi’ni ve mutasarrıflığını rahatlatmış ve büyük bir yükten kurtarmıştı.

İzmitlilerin saat kulesi geç olmuş, güç olmuş ama güzel olmuştu. Ve bu işe çok para harcanmıştı. Ve bu güzel bina tamamen fakir İzmit halkının hakkı olan parayla yapılmıştı.

İzmit saat kulesinin yapımı sırasında Belediye Başkanı Safvet Bey, Mutasarrıf Kazım Bey, Jandarma Kumandanı Sadım Paşa, Vilayet muhasebecisi Hasip Bey ve Mahkeme Hidayet Ceza Reisi Server Paşa görevli bulunmaktaydı. 25, 26, 27’inci cülus yıllarında bu yöneticilerin konakları süslenerek aydınlatma yapılmıştı. Yine bu dönemde hükümet konağı da tamir ve inşa edilmişti.

33 yıl süren Sultan II.Abdülhamid saltanatında Osmanlıların her vilayeti hissesine düşeni almıştı. İzmit vilayetinde bu uzun dönem için çok az sayıda kalıcı yapılar inşa edilmişti. Bu dönemde senede bir tane düzgün bir yapı inşa edilmiş olsaydı, bugün İzmit’te otuzdan fazla bina olması gerekirdi.

                                                                          Ali GÜNDOĞDU